Polinöropati Nedir? Neden Olur? Belirtileri ve Tedavisi

Bu gönderiyi oylayın
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Polinöropati

Çeşitli nedenlerle merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik sinirleri) dışında kalan periferik sinirlerin zarar görmesi ile oluşabilen motor, duyusal ve otonom bozuklular polinöropati hastalığını ortaya çıkarır.

Polinöropatiler etkilenen sinir liflerine göre (motor, duysal, otoonomik, mikst veya sensorimotor) olarak sınıflandırılabildikleri gibi başlangıç ve gidişlerine göre de (akut, subakut, kronik) isimlendirilebilirler.

Polinöropati meydana geldiğinde ortaya çıkabilecek olan belirtiler, hangi sinirlerin hasar gördüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Uygulanacak olan tedavi yöntemi ise hastalığın altında yatan nedenlere bağlı olarak hekim tarafından belirlenir.

Polinöropati Nedir?

Merkezi sinir sistemi dışında kalan tüm sinirler, çevresel ya da periferik sinir sistemi olarak adlandırılır. Beyin ve omurilik merkezi sinir sistemi aracılığıyla vücudun diğer bölgelerinden bilgi alıp bilgi gönderirken, periferik sinir sistemi ise merkezi sinir sistemini uzuvlara, organlara ve cilde bağlar.

Periferik sinir sisteminin bir kısmını oluşturan sinirlerde aynı anda birkaç farklı hasar meydana gelirse, bu durum polinöropati olarak adlandırılır.

Burada poli çok, nöro sinir ve pati de hasar anlamına gelir. Cilt, kaslar, organlar ya da vücudun farklı bölgelerinde meydana gelebilir.

Polinöropati hastalığında vücuttaki sinirler fonksiyonlarını kaybeder ve ortaya nörolojik kayıplar çıkar. Hastalık sırasında duygu ve hareketleri kontrol etmemizi sağlayan sinirler hasar görebileceği gibi, otonom sinirlerin hasar görmesi de mümkündür. Yaşın ilerlemesi, polinöropati görülme ihtimalini artırır.

Polinöropati Neden Olur?

Polinöropati hastalığının altta yatan pek çok sebebi olmakla birlikte, en sık karşılaşılan nedeni şeker hastalığıdır.

Ayrıca metabolik hastalıklar, enfeksiyon hastalıkları ya da genetik hastalıklar da polinöropati oluşmasına neden olabilir. Polinöropati hastalığının öne çıkan nedenlerini şu şekilde listeleyebiliriz:

  • İnsülin hormonunun kan glukoz seviyelerini kontrol edememesi, tip 2 diyabet hastalığı,
  • Aşırı alkol tüketimi ve buna bağlı olarak gelişen düzensiz beslenme,
  • Bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara saldırması ile ortaya çıkan lupus, çölyak hastalığı, guillain barre sendromu, romatoid artrit, sjögren sendromu ve çeşitli otoimmün hastalıklar,
  • Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar olan hepatit B, hepatit C, zona, lyme ve HIV gibi hastalıklar,
  • Kandaki anormal proteinler, çeşitli kanser türleri ve lenfoma gibi kemik iliği bozuklukları,
  • Charcot-Marie-Tooth gibi bazı kalıtsal hastalıklar,
  • HIV ve AIDS tedavisinde ya da kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar,
  • Karaciğer sirozu gibi böbrek ya da karaciğer rahatsızlıkları,
  • Yaralanma ve fiziksel travmalar,
  • E vitamini ile birlikte B1, B6 ve B12 vitaminleri açısından yetersiz beslenme,
  • İlaç ve kimyasal maddeleri kötüye kullanmak ya da arsenik, civa ve kurşun gibi zararlı kimyasallara uzun süre maruz kalmak, ağır metal zehirlenmesi,
  • Hipotiroidizm olarak da adlandırılan tiroid bezlerinin az çalışması.

 

Söz konusu nedenlerin var olduğu ve bununla birlikte çeşitli polinöropati belirtileri gösteren hastalar için hekim kontrolü gereklidir. Hemen hemen tüm hastalıklarda olduğu gibi polinöropati hastalığında da erken teşhis önem taşır.

Polinöropati Belirtileri Nelerdir?

Polinöropati hastalığında belirtiler, hangi sinirlerin hasar gördüğüne göre farklılık gösterir. Örneğin kasların güçsüzleşmesi, kollarda ya da bacaklarda uyuşma, koordinasyon ve denge bozukluğu, his kaybı gibi belirtiler ile karşılaşılır.

Belirtiler fibromiyalji ya da multipl skleroz gibi hastalıklar ile benzerlik gösterdiği için, zaman zaman bu hastalıklar ile karıştırılabilir. Karşılaşılan polinöropati belirtilerini şu şekilde listeleyebiliriz:

  • El ve ayaklarda uyuşma, hissizleşme, yanma, ağrı ya da iğnelenme ve karıncalanma hissi,
  • Uzuvları kullanırken zorlanma, kuvvetsizlik, yürüme bozukluğu ve eli yumruk yapıp açmak gibi basit hareketleri yapamamak,
  • Koordinasyon eksikliği, düşme ve baş dönmesi,
  • Bacak ya da ayak ülserleri gelişimi,
  • Dokunma karşısında aşırı hassasiyet,
  • Kas erimesi,
  • Yaraların geç iyileşmeye başlaması,
  • Ciltte, saçta ve tırnaklarda dökülme gibi çeşitli deformasyonlar, cilt ve tırnak enfeksiyonları,
  • Aşırı terleme,
  • Kan basıncı ve nabzın normalden farklı şekilde seyretmesi,
  • Sindirim sisteminde ya da mesanede meydana gelen sorunlar,
  • Yemek yemede ve yutmada güçlük,
  • Nefes alırken zorlanma.

Söz konusu belirtilerden bazıları kendisini tek başına gösterebileceği gibi, bazı belirtiler bir arada da bulunabilir. En doğru tedavi yönteminin geliştirilmesi adına gerekli tetkiklerin hekim tarafından yapılması ve teşhis konulması önemlidir.

Polinöropati Teşhisi Nasıl Konulur?

Polinöropati teşhisi için öncelikle hasta şikayetleri dinlenir, klinik muayene gerçekleştirilir ve laboratuvar tetkikleri istenir. Diyabet, yetersiz beslenme ya da tiroid fonksiyonlarındaki bozukluk gibi nedenlerin araştırılması için kan testi gerekli olabilir.

Tüm bunların dışında MRG ve BT taraması, elektro-tanısal testler ve biyopsiler teşhis için kullanılabilir. Kesin teşhis için en sık kullanılan yöntemlerin başında elektro-tanısal bir yöntem olan elektromiyografi gelir.

 

  • Elektromiyografi: Bu yöntem ile kaslardaki ve sinirlerdeki elektriksel aktiviteler ölçülür. Hastanın kollarına ve bacaklarına kablolar bağlanarak düşük seviyede elektrik verilir. Böylelikle sinirlerin durumu konusunda net bir bilgi sahibi olunabilir.
  • BT ve MRG Taraması: Bu yöntemler ile sinir hasarına neden olabilecek tümör ya da fıtık diskleri gibi nedenler araştırılır.
  • Biyopsi: Sinirin bir bölümünün ya da bir deri örneğinin çıkarılması ile sinirlerdeki ve sinir uçlarında anormallikler tespit edilebilir.

Yukarıda saymış olduğumuz yöntemler dışında hastanın boy, kilo, kan basıncı, nabız ve vücut sıcaklığı gibi bilgilerine de ihtiyaç duyulabilir. Aynı zamanda reflekslerin durumunu değerlendirmek, kas gücünü tespit etmek, postürü ve dengeyi kontrol etmek amacıyla ek testler de istenebilir.

Polinöropati Nasıl Tedavi Edilir?

Polinöropati tedavisinde ilk yaklaşım altta yatan nedenlerin tespit edilmesi ve öncelikle bu nedenlerin ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Örneğin diyabet en sık karşılaşılan polinöropati nedenlerinden biridir ve bu yüzden polinöropati hastalığının kontrol altına alınabilmesi için öncelikle diyabetin kontrol altına alınması gerekir. Polinöropati tedavisinde kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, tıbbi tedaviler ve tamamlayıcı tedaviler olmak üzere üç ana grupta incelenebilir.

İlaç tedavisinde hastanın ağrılarının şiddetine bağlı olarak, bu ağrıların dindirilmesi adına ağrı kesici kullanılması mümkündür. Tamamlayıcı tedaviler içerisinde ise masaj, akupunktur, ozon tedavisi, kupa tedavisi ve meditasyon gibi belirtilerin şiddetini düşürecek olan yöntemler bulunur.

Polinöropati tedavisinde kullanılabilecek olan tıbbi tedavi yöntemleri ise şunlardır:

  • Cilt içerisinde hafif dozda bir elektrik akımı gönderilerek uygulanan transkutanöz elektriksel sinir uyarımı yöntemi,
  • Kanın vücuttan çıkarılması, antikor ve proteinlerden ayrıştırılmasından sonra vücuda tekrar gönderilmesi ile gerçekleştirilen plazma değişimi,
  • Bağışıklık sisteminin düzenlenmesi adına kanda bulunan yüksek antikor ve protein seviyelerinin kontrol altına alınması işlemi olan immunoglobulin tedavisi,
  • Koordinasyon bozukluğu ya da kaslarında zayıflık olan hastalar için fizik tedavi,
  • El, ayak, kol ya da bacak rahatlamasını sağlamak amacıyla diş telleri, tekerlekli sandalyeler ve el bilek aletlerinden faydalanılan ortez ve cihazlarla tedavi.

 

Tüm bu yöntemlerin dışında hastaların çektiği zorlukların giderilmesi adına fizik tedavi uzmanları tarafından çeşitli egzersizler önerilebilir.

Yine hastalar için kas güçlendirme ve eklem germe egzersizlerinin nasıl yapılacağı ya da çeşitli ortez ve yardımcı cihazların nasıl kullanılması gerektiğinin aktarılacağı bir rehabilitasyon süreci de gerekli olabilir.

 

Eğer hastalarda meydana gelen polinöropati rahatsızlığı herhangi bir sinir baskısından kaynaklanıyorsa, o halde bu sorunun çözülmesi adına cerrahi müdahale gerekebilir. Elbette hastalığın teşhisi ve ne tür bir tedavinin uygulanacağı konusundaki nihai kararı hekim verecektir.

bir yorum bırakın