Lomber Disk Hernisi Nedir? Tanısı ve Tedavisi

[Toplam: 2 Ortalama: 5]

Lomber Disk Hernisi Nedir?

Lomber bölgemizde 5 adet omur kemiği bulunmaktadır. Omur kemikleri arasında disk dediğimiz yastıkçıklar bulunmaktadır. Bu diskler omurganın hareketlerine esneklik kazandırır. Lomber omurgamız öne, arkaya, yanlara eğilmemizi ve dönmemizi sağlar. Lomber disk hernisi omurlar arasında bulunan diskin yer değiştirmesi ile birlikte omiriliğe ve omiriilikten çıkan sinir köklerine bası yapması durumunu ifade eder.

Lomber Disk Hernisinin Sıklığı Hakkında Bilgi Verir misiniz?

Lomber disk hernisinin sıklığı % 1-2’dir. Erkeklerde kadınlara göre daha sıktır. Disk hernisi sıklıkla nukleus pulposus dediğimiz disk içindeki yapının jelatinimsi yapıda olduğu 30’lu 40’lı yaşlarda görülür. En sık görüldüğü bölge omur arka bölge yan kısmında L4-L5 ve L5-S1 seviyeleridir.

Lomber Disk Hernisi Olduğunda Kişide Hangi Şikayetler Oluşabilir?

Lomber disk hernisi oluşunca basının etki ettiği yapılara (omirilik ve/veya sinir kökleri) göre değişkenlik gösteren şikayetler oluşmaktadır. Kişi karşımıza ağrı ile gelebileceği gibi ciddi basılarda yürüyememe, bacaklarda güç kaybı, idrar kaçırma gibi şikayetlerlede gelebilir. Bel fıtığının olduğu seviyeden çıkan sinir kökünün dallarını gönderdiği anatomik yapılara göre şikayetlerin dağılımı ve etkisi değişmektedir. Başlıca şikayetler şunlardır:

  • Bel ağrısı; genellikle keskin bıçak saplanır tarzda, bazen de aralıklı gelen bölgesel bel ağrısı atakları
  • Belden kalça/bacağa doğru yayılan ağrı; etkilenen sinir kökünün anatomik dağılımında
  • Bel/bacakta elektriklenme/uyuşma/karıncalanma/his kaybı
  • Bel hareketlerinde kısıtlanma
  • Yürümede ve oturmada güçlük
  • İdrar kaçırma veya idrar yapmada güçlük
  • Denge ile ilgili şikayetler, düşmeler

Pek çok hasta aniden kilitlenip kaldığını, hiç hareket edemediğini ifade etmektedir. Ağrı mekanik karakterdedir. Bazen sadece belli bir pozisyonda ağrıdan şikayet ederler, bel fıtığında ağrı öne eğilmekle artarken omurganın geriye doğru hareketi ile rahatlar. Omirilik içi basıncını artıran hareketler (öksürmek, hapşırmak, ıkınmak, gerinmek, oturmak, araba sürmek, yürümek, gülmek, yataktan doğrulmak gibi) ağrıyı arttırır.

Fizik Muayenede Ne Gibi Bulgular Saptamaktasınız?

Hastanın bel bölgesinin hareketlerinde kısıtlanma, antaljik yürüyüş dediğimiz ağrılı tarafa ağırlık vermeden yürüme, ağrılı bacağını bükerek o tarafa daha az yük bindirerek yürüme gözlenir. Skolyotik duruş ile gelebilirler, yani hastalar dik duramayıp bir tarafa doğru eğik dururlar. Öne eğilmeye çalıştıklarında da yana eğilebilirler. Tutulan sinir köküne göre de duyu ve motor kayıplar saptanır. S1 sinir kökü tutulmuşsa parmak ucunda yükselme hareketini yapamama, ayak dış kısmında ve baldırda his kaybı, aşil refleks kaybı olabilir. L5 sinir kökü tutulumunda ayak başparmağının ekstansiyonunda güç kaybı,  ayak sırtında duyu kaybı olabilir. L4 sinir kökü tutulumunda topuk yürüyüşü yapamama, patella refleksinde kayıp ve ayak bilek iç kısmında duyu kaybı saptanabilir. Hastanın muayenesinde hem sinir germe testlerinin yapılması hem de tam bir nörolojik muayene yapılarak tutulan sinir düzeyinin belirlenmesi yapılır.

Bel Ağrısı İçin Risk Faktörleri Nelerdir?
  • Risk faktörlerinden bazıları şunlardır:
  • Hareketsiz iş ve yaşam düzeni olanlar(Büro işi vb.)
  • Ağır kaldıranlar
  • Kıvrılarak ve ani hareket yapma
  • Uzun süre ayakta durma, pozisyon değiştirmeden uzun süre oturma
  • İş memnuniyetsizliği
  • Uzun süreli araç kullananlar(Şoförler vb.)
  • Fazla kilolular
  • Zayıf bel ve karın kasları olanlar
  • Vibrasyonlu aletle çalışma
  • Vücut mekaniği ve duruşu bozuk olanlar
  • Hamilelik
  • Yüksek riskli sporlarla uğraşanlar(Halter, kürek, tenis, jimnastik, futbol, güreş, kayak vb.)
  • Sigara içenler (Sigara disklerin beslenmesini bozar ve sık öksürmeye neden olur)
  • Psikososyal faktörler (Somatizasyon, anksiyete,  Depresyon)
  • Düşük sosyoekonomik durum
  • Genetik faktörler

Pek çoğumuz ne yazık ki hareketsiz yaşam sürmekteyiz. Masa başı çalışma neticesinde uzun süreler boyunca oturur pozisyonda kalıyoruz. Uzun süre bel içi basıncı artıracak pozisyonda kalıyor olmak bel fıtığı gelişimi için bir risk faktörüdür.

Hem basınç artışına neden olur, hem de o bölgenin beslenmesinin bozulmasına yol açar. Bu nedenle uygun pozisyonda oturmak ve sık sık masa başında kalkarak kısa molalar vermek bel sağlığımız için önemlidir.

Bel Ağrılı Hasta Geldiğinde Hangi Bilgiler Sizin İçin Değerlidir?

  • Bel ağrısı şikâyeti olan bir hastamda pek çok şeyi sorgularım. Bunların bazıları şunlardır:
  • Bel ağrısının başlama şekli, sıklık ve süresi
  • Ağrının yerleşimi
  • Başlatan, artıran, azaltan faktörler
  • Sabah tutukluğu
  • Öksürme, hapşırma veya zorlamanın bel ağrısı üzerine etkisi
  • Gün içindeki zamanlaması
  • Gece ağrısının varlığı
  • Eşlik eden bacak belirtileri (ağrı, parestezi, uyuşukluk, kuvvetsizlik, atrofi vb)
  • Mesane ve bağırsak problemleri
  • Bel cerrahisi hikayesi

Hastanın Ağrısının Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi) Nedeniyle Oluştuğuna Nasıl Karar Veriyorsunuz?

Hastalarımın çoğu “Bende bel fıtığı var.” diyerek muayene için başvuruyorlar. Her zaman hastamın bana şikayetini anlatmasını istiyorum. Şunu unutmamalıyız, filme göre bir problemin varlığına karar vermiyoruz. Çektiğimiz filmde bel fıtığı saptamış olmamız ağrının fıtık kaynaklı olduğunu göstermez.

Tam tersine gereksiz yere yapılan görüntülemeler bizi yanlış yönlendirebilir. Bir kez “Bel fıtığın var.” denilen hastalarımın çoğu hemen ağrısı olduğunda “Zaten benim fıtığım var, ağrım da ondandır.” diye düşünebiliyor.

Bel ve/veya bacak bölgesinde ağrı ile gelen hastalarımızda lomber disk hernisi tanısı koymadan önce böbrek taşı, safra kesesi ile ilgili problemler, pankreatit, endometriozis, pelvik inflamatuvar hastalık gibi karın içi organlardan kaynaklı ağrılar, damarsal patolojiler (aort anevrizması, atar damarlarda tıkanıklık), kanser ve infeksiyon hastalıkları, kemiğin metabolik hastalıkları (osteomalazi, kırık vb.) gibi pek çok ağrı nedeninin dışlanmış olması gerekmektedir.

Doğru tanı doğru tedaviye götürür. Maalesef hastalarımızın çoğu ellerinde çekilmiş filmleri ile gelince “zaten benim teşhisim var, işte filme bir bak ta tedavimi yap.” Düşüncesinde oluyorlar. Aslında çoğu zaman bu beni yanlış yönlendiren bir durum olmakta.

İstediğim şey hastanın bana şimdiki şikayeti ile başlayıp olayın başlangıcını ve bugüne kadar yaşadığı süreci özet bir şekilde anlatması, bu sayede ben de teşhis ve tedaviye giden yolu değerlendirerek kendi muayenemden sonra da yapılabileceklerle yol haritasını çıkarabilirim.

Zaman zaman kendi gördüğüm hastamı bile yeniden değerlendiriyorum. Tıp, matematik değildir. İki kere iki her zaman dört etmez. Hastalık yoktur, hasta vardır.

Hastalıklar kişiden kişiye farklı seyreder. Başlangıç şikayetleri ile zaman içinde oluşan yeni şikayetler tamamen farklı teşhislere götürebilir. Bir hasta, farklı bir şikayeti oluştuysa veya mevcut şikayetinde kötüleşme olduysa mutlaka bunu doktoruna bildirmelidir.

Bazı hastalıklar bir arada görülebilir. Başlangıçta sadece bel fıtığı olduğunu düşündüren bulgular ön planda iken zamanla iltihaplı romatizma, kemik hastalığı gibi ikincil hastalığı düşündüren bulgular belirginleşebilir.

Kırklı yaşlarda hem bel fıtığı olup hem de bacağa inen ana damarlarında tıkanıklık olan ve aslında damar tıkanıklığı nedeniyle yürümesi kısıtlanmış hastam oldu. İyi bir iletişim, karşılıklı birbirimize vakit ayırmak ve birbirimizi dinlemek çok önemli.

Hepimizin kendi şikayetlerimizi iyi analiz etmemiz gerekiyor. Ancak bu bizi paranoya durumuna da götürmemeli. En ufak bir şikayette hemen panik yapıp “Eyvah kötüleşiyorum” moduna girmemeliyiz. Maalesef panik yapmak ağrıyı çözmüyor, tam tersine kasların aşırı kasılması ile ağrıyı daha da arttırıyor. Gevşeme teknikleri kaslarda spazmın çözülmesinde çok etkilidir.

İyi bir anamnez ve fizik muayene sonrasında hastanın laboratuvar ve/veya görüntüleme yöntemleri ile incelenmesi gerekip gerekmediğine karar veriyorum. Şayet yapılan tetkikler ile hastanın bulguları uyumlu ise hastada teşhis aşamasını tamamlamış ve tedavi planına geçmiş olurum.

Bel ağrısı nedenleri nelerdir?

Konjenital anomaliler

  • Transisyonel vertebra
  • Faset eklem asimetrisi
  • Skolyoz, kifoz

Travma

Lomber strain/sprain (%70)

Belin dejeneratif hastalığı (Lomber spondiloz) (%10)

  • Diskojenik ağrı
  • Faset sendromu
  • Kombine disk ve faset dejenerasyonu
  • Disk Hernisi (%4)
  • Spinal stenoz (%3)

Spondilolizis,Spondilolistezis (%2)

Kompresyon Fraktürleri (%4)

Torakolomber bileşke sendromu

Miyofasiyal ağrı sendromları

Sakroiliak eklem sendromu

Koksidini

Postoperatif bozukluklar

Neoplazmlar (%0.7)

  • Primer vertebra tümörü
  • Spinal (ekstradural ve intradural)
  • Multiple myelom
  • Metastaz

Enfeksiyonlar (%0.01)

  • Vertebral osteomiyelit ve diskit
  • Epidural abse

Seronegatif spondiloartropatiler (%0.3)

Scheuerman hastalığı

Metabolik kemik hastalıkları

  • Osteoporoz
  • Osteomalazi
  • Paget hastalığı

Nonspinal/Viseral (%2)

Gastrointestinal sistem (Kolesistit, pankreatit, peptik ülser)

Pelvik organlar (prostatit, endometriozis, pelvik inflamatuvar hastalık)

Renal (nefrolitiyazis, pyelonefrit, perinefritik abse)

Aort anevrizması

Psinkonörotik bozukluklar

Lomber Disk Hernisi Tanısı İçin Hangi Görüntüleme Yöntemi Tercih Edilir?

Lomber bölgenin manyetik rezonans görüntülemesi tercih edilen yöntemdir. Yumuşak dokuları en net gösteren tanı yöntemidir.

Başka Hangi Laboratuvar ve Görüntüleme Yöntemleri Kullanılmaktadır?

Hastanın bulgularına ve ayırıcı tanıda düşünülen hastalıklara göre tanı yöntemleri seçilmektedir. Direkt radyografi, bilgisayarlı tomografi, diğer bölgelerin manyetik rezonans görüntülemesi, elektronöromiyografi inceleemeleri, ultrasonografi, laboratuvarda hemogram ve biyokimya incelemeleri, vitamin düzeyleri, inflamasyon belirteçleri gibi pek çok tetkik yapılabilir.

Yeni başlangıçlı bel ve/veya bacak ağrısında ek bir patoloji düşünülmüyorsa ve nörolojik kayıp yoksa sadece konservatif tedavi ile hasta takip edilebilir. Hastada “kırmızı bayraklar” olması hemen ileri tetkik edilmesini gerektirir.

“Kırmızı bayraklar” Nelerdir?

Bel ağrısında kırmızı bayraklar şunlardır:

  • Yaş ˃ 50, özellikle kadınlar ve osteoporozu veya kompresyon kırığı olan erkekler
  • Yaş >70
  • Açıklanamayan ateş, üriner veya diğer infeksiyon hikayesi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Travma, kümülatif travma
  • Gece ağrısı
  • Kauda ekina sendormu (Eyer şeklinde anestezi, üriner veya fekal inkontinans)
  • Osteoporoz hikayesi
  • Kanser hikayesi/güçlü kanser şüphesi
  • Kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımı
  • İntravenöz madde kullanımı
  • İmmunsupresyon veya diyabetes mellitus
  • İlerleyici olan veya dizabilite semptomlarının eşlik ettiği fokal nörolojik defisit
  • 6 haftadan uzun süren bel ağrısı
  • Eski cerrahi hikayesi

Akut Lomber Disk Hernisinin İyileşme Süreci Nasıldır?

Hastaların %75’inde genellikle 3 ay içinde iyileşme görülür.

Lomber Disk Hernisinde Tedavi Yaklaşımları Nelerdir?

“Kırmızı bayraklar” saptanmayan hastalarda başlangıçta konservatif tedavi dediğimiz medikal tedavi, fizik tedavi, korse ve günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenerek hastanın aktif kalmasının sağlanması tedavinin ayaklarını oluşturur.

Lomber Disk Hernisinde Yatak İstirahati Önerilir mi?

Bu konu çok tartışmalıdır. Yatak istirahatinde ziyade ağrısız sınırda aktif kalmak daha doğrudur. Ancak çok şiddetli bacak ağrısı olan hastalarda kısa süreli (2-7 gün) yatak istirahati düşünülebilir. Hastanın yatış pozisyonu ağrısı olmalıdır. Sırtüstü veya yan yatması önerilir.

Sırt üstü yatışta diz-baldır altına bir yastık konulması ile dizlerin bükük pozisyonda tutulması, yan yatışta ise iki dizin arasına yerleştirilen yastık ile dizlerin hafifçe bükülü olması ile bel içi basıncı daha düşük düzeyde tutularak ağrısız pozisyon sağlanabilir. Yüz üstü yatış pozisyonu genellikle konforlu değildir. Ancak yüzüstü pozisyon dışında uykuya geçemeyen hastalarım olmakta.

Onlara önerim yatarken göbek altına ince bir yastık ve bacak altına ince bir yastık yerleştirerek ağrısız pozisyonu yakalamaya çalışmalarıdır. Kasların istirahat ile hızlıca zayıflaması nedeniyle istirahatin kısa süreli olması önemlidir. Hastanın tolere edebildiği ölçüde hareketli olması önerilir. Tamamen yatması ve hiç kalkmaması önerilmez, çünkü diskin beslenmesi için hareket önemlidir.

Uzun süreli yatak istirahati sonrasında o bölgede oluşan ödem nedeniyle de ağrıda artış olmaktadır. Yataktan doğrularak kalkış sırasında bel içi basıncı arttığı için ağrı artar.

Yataktan kalkarken de yan dönüp ayakları yatak kenarından sarkıtıp oturarak yavaşça kalkmak önerilir. Otururken hafif arkaya eğimli oturup bel arkasını bir yastıkla desteklemek rahat ettirir. Koltuğa otururken ve kalkarken de dikkatli olunmalı, öne aşırı eğilmekten kaçınarak hareket edilmelidir.

Medikal Tedavide Kullanılan İlaçlardan Bahsedebilir misiniz?

Pek çok ilaç kullanılmaktadır. Hastanın kliniğine göre ilaç tedavisi hekim tarafından planlanır. İlaç tedavisini planlarken hastanın ek hastalıkları çok önemlidir. İlaçlardan bazıları parasetamol, steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar, kas gevşeticiler, vitaminler, kortikosteroidler, opioidler, antidepresanlardır. İlaç tedavisinde amaç ağrıyı azaltmak, sinir kökündeki ödemi çözmek, kasları gevşetmek ve sinir iyileşmesini hızlandırmaktır.

Lomber Disk Hernisinde Korse Kullanımı Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?

Lomber disk hernisi olan hastalarda lumbosakral veya lumbostadt korse kullanmaktayız. Korse kullanımında amaç ağrıyı azaltmak, oluşan hasarın ilerlemesini önlemek ve deformite oluşumunu önlemektir. Korse lomber hareketleri kısıtlar, diske binen aksiyel yükü azaltır, bel eğriliğini azaltır ve hastaya hastalığını hatırlatarak ağrısız sınırda hareket etmesini sağlar.

Korseler yatar pozisyonda iken takılmalı, gündüz kullanılmalı, şayet gece kalkmıyorsa çıkartılabilir. Korse yemek sonrasında gevşetilebilir.

Kullanım süresi konusunda net bir veri yoktur. Korse kullanımındaki en büyük endişe kasların zayıflamasına neden olacağıdır. Son veriler uzun süreli kullanımın bile kaslarda zayıflığa neden olmadığı yönündedir. Korse takıldığında bacak ağrısı olan hastalarımızın çoğu bacak ağrısının azaldığını ama bel ağrısının arttığını ifade edebiliyor. Bu aslında tüm diğer tedavi uygulamalarında da gördüğümüz bir durum.

Ciddi sinir kökü basısı başladığında bel ağrısı azalıp bacak ağrısı ön plana çıkar. Sinir kökü basısı azaldığında ise bel ağrısı daha şiddetli hissedilebilir. Yani bu aslında beklediğimiz bir durumdur. Ağrının asıl merkezine yoğunlaşması tedavi sırasında görülmektedir.

Fizik Tedavide Ne Gibi Uygulamalar Yapılmaktadır?

Fizik tedavide yüzeyel/derin sıcak uygulamaları, ağrı giderici akımlar ile uygulanan elektroterapi tedavileri, traksiyon, manipülasyon, masaj ve egzersiz uygulamaları kullanılan yöntemlerden bazılarıdır. Fizik tedavide amaç ağrının giderilmesi, inflamasyon ve ödemin çözülmesi, kasların gevşetilmesi, fıtığın küçülmesi, karın içi basıncın normalleştirilmesi ve omurga stabilitesinin arttırılmasıdır.

Evde lomber disk hernisi olan hastalarımız lokal olarak bel bölgesinde yüzeyel sıcak uygulama yapabilirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey ağrıma iyi geliyor diyerek sıcağı aşırı tutarak veya direk sıcağın üzerine yatarak yanık gelişimine neden olmamaktır.

Derin sıcak uygulamaları fizik tedavi kliniklerinde uyguladığımız ultrason ve kısa dalga cihazları ile yapılmaktadır. Bu cihazlar ile derin yapılarda oluşan ısı etkisiyle ödemin ve inflamasyonun daha hızlı giderilmesi ve sinir iyileşmesinin hızlandırılması amaçlanmaktadır.

Tedavide Egzersizin Yerinden Bahsedermisiniz?

Egzersiz tedavide ve yeniden bel ağrısı gelişiminin önlenmesinde “olmazsa olmaz” tedavidir. Ağrılı dönemde hareket kısıtlılığı ile karın kaslarda kuvvet kaybı ve bel arka grup kaslarında kısalık gelişmektedir. Egzersiz tedavisinde amaç eklem biyomekaniğinin restorasyonu, kronik ağrı gelişiminin önlenmesi ve nükslerin önlenmesi ve böylece fonksiyon kaybının engellenerek fiziksel fonksiyonun arttırılmasıdır.

Kas kuvveti, dayanıklılığı, esnekliği, eklem hareket açıklığı arttırılıp kontraktürler önlenerek eklem biyomekaniğinin restorasyonu sağlanmış olur. Egzersiz ile endorfin salınımı olmakta, bölgesel kanlanma artmaktadır. Bölgesel kanlanma artışı ile diskin ve kasların beslenmesi artar, kas spazmı çözülür, depresyon düzelir ve kişinin kendine güveni artar.

Egzersizler alışkanlık haline getirilmelidir. Egzersizlerin maksimum etkisinin ortaya çıkması için düzenli yapılması önemlidir.

En az üç ay düzenli egzersizle etkinliğin daha net ortaya çıkacağı unutulmamalıdır. Günde bir defadan fazla egzersiz yapmak, tek bir yorucu seansa tercih edilir. Egzersiz ağrıya yol açmamalıdır.

Hafif bir gerilme/acıma hissi olabilir. Şayet egzersiz sırasında ağrı oluşuyorsa ya egzersiz yanlış yapılıyordur ya da henüz o egzersize geçiş için erkendir. Egzersizlere ısınma hareketleri ile başlanır, germe-gevşeme egzersizleri ile son verilir. Isınma ve gevşeme yapılmadığında egzersiz sırasında ağrı oluşma olasılığı daha yüksektir ve egzersiz seansı fayda yerine zarar ile neticelenebilir.

Egzersizlerden sonra kısa süreli hafif kas ağrıları olabilir, ancak şiddetli ağrı oluyorsa mutlaka egzersizlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekir.  Egzersize en az zorlayıcı hareketlerden başlanmalıdır, bu hareketler genellikle yer egzersizleridir.

Lomber Disk Hernisinde Özel Egzersizler Var mıdır?

Evet. Özellikle Mc Kenzie egzersizleri ve lomber stabilizasyon egzersizleri önerilmektedir. Mc Kenzie egzersizlerinde ağrının en fazla azaldığı pozisyon belirlenerek tekrarlayıcı eklem hareket açıklığı egzersizleri yapılır. Ağrı ilk hareketlerde artabilir. Şayet ağrı bele santralize oluyorsa tedaviye iyi yanıt verir.

Dinamik stabilizasyon egzersizlerinde ise hastaya nötral spinal pozisyon öğretilir ve bu pozisyonun günlük yaşam aktivitelerinde de korunması ile tekrarlayıcı mikrotravmaların azaltılması sağlanır. Bu egzersizlerin dışında aerobik egzersizler, özellikle yürüme ve yüzme önerilir.

Herhangi bir egzersiz yapamıyorsa tolere edebildiği ölçüde yürümesi önemlidir. Ancak yürüme dediğimde de ben iyiyim diyerek bir saat yürüyüşü kastetmiyorum. Daha öncede vurguladığım gibi ksıa süreli sık tekrarlı egzersiz bir kez yapılan yoğun egzersizden daha iyidir. Yürüyüş için uygun ayakkabılarla çok sert olmayan düz zeminde kısa süreli (15 dk ile başlanabilir) yürüyüş ile başlayıp ağrıda artış olmuyorsa yürüme mesafesinin gittikçe artırılması daha doğru bir yaklaşımdır.

Dışarıya çıkamıyorum, evim merdivenli ve bu dönem inip çıkmak çok zor, yürüyecek yerim yok dediğinizi duyar gibiyim. O zaman ev içinde saat başı 5-10 dk yürüyebilirsiniz. Herkes kendine en uygun seçeneği oluşturmalıdır. “Asla yapamam” kabul edilebilir bir seçenek değildir.

Lomber Disk Hernisinde Ne Zaman Acil Cerrahi Tedavi Gereklidir?

Cerrahi tedavinin seçimi ve zamanlaması tartışmalı bir konudur. Acil ameliyat gerekliliği yoksa genellikle ilk 6 hafta konservatif tedavi önerilmektedir. Kauda equina sendromu dışında acil cerrahi endikasyonlar progresif nörolojik defisit (motor ve duyu kaybının daha da kötüye gitmesi) ve diğer tedavilere rağmen ağrının kontrol altına alınamamış olmasıdır.

Mevcut bel fıtığının boyutu veya bası durumu cerrahiye karar vermede tek başına yeterli bir kriter değildir. Cerrahi tedaviye karar vermede en önemli olan klinik muayene bulgularıdır. Hastanın yakın izlemi ve kendi kendini takibi önemlidir. Yeni gelişen nörolojik kayıp varlığında acil cerrahi gerekir. Cerrahi tedavide bel-bacak ağrısı olan olgularda sadece bel ağrısı olan olgulara göre daha başarılı sonuçlar verir.

Cerrahi tedavide asıl amaç kalıcı nörolojik hasar oluşmasını engellemek ve kişiyi normal hayatına daha hızlı döndürmektir.

Lomber Disk Hernisi İçin Cerrahi Olan Hasta Fıtıktan Tamamen Kurtulmuş Olacak mı?

Bu çok karşılaştığım bir soru. Maalesef disk hernisi ameliyatı olmuş olmak bir daha bu problemi yaşamayacağınız anlamına gelmiyor. Pek çok kişide aynı anda birkaç fıtık saptıyoruz. Fıtığa genetik yatkınlığı olan kişilerde diğer omur bölgelerinde ve hatta ameliyat yapılan bölgede yeni fıtık oluşumunu görmekteyiz.

Omurgada fıtıklaşma sonrasında omurga biyomekaniğinde oluşan değişikliklerde diğer omur seviyelerinde yıpranma ile sonuçlanmakta. Kişi kendini korumuyor, egzersiz yapmıyor ve küçük travmaları önemsemiyorsa bir süre sonra yeniden fıtık oluşumu ile karşılaşabilir.

Ameliyat Olmadan Bel Fıtığı Kaybolabilir mi?

Ameliyatsız konservatif tedavi ile disk hernisi boyutunda küçülme olmaktadır, büyük fıtıklarda küçülme de daha fazla olmaktadır. Cerrahi tedavi ağrının daha hızlı giderilmesini sağlamakla birlikte konservatif tedavi ile karşılaştırıldığında 2 yılın sonunda ağrı şiddeti açısından etkinlik eşit düzeyde saptanmıştır.

Lomber Disk Hernilerinde Kullanılan İnjeksiyon Yöntemlerinden Bahsedebilir misiniz?

Konservatif tedaviye rağmen devam eden bel-bacak ağrısı olan olgularda tercih edilir. Genellikle tedavide ilk seçenek değildir. Paarvertebral, paraspinal, intratekal, intradiskal ve epidural uygulamalar yapılmaktadır.

Lomber Disk Hernilerinde Hangi Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulanabilir?

Mezoterapi, nöral terapi, proloterapi, kupa uygulamaları, hirudoterapi, ozon tedavisi, manipülasyon, kayropraksi tedavileri gibi birçok tamamlayıcı tıp yöntemi tedavide kullanılabilir. Burada şunu belirtmek isterim. Yeterli tetkik edilmeden, doğru teşhis konulmadan bu tedavilere rağbet göstermek doğru değildir. Tedavi önemlidir, evet ama önce doğru teşhisin konulmuş olması gerekir. Yoksa tedaviden fayda beklemek yanlış olur. Tamamlayıcı tıp yöntemlerinin de bu konuda işinin ehli olan gerekli eğitimi almış kişiler tarafından uygulanması ile güvenli ve doğru tedavi yapılmış olur.

Lomber disk hernisinden korunmak için neler yapılabilir?

Bu çok önemsediğim bir konu. Sağlıklı bir yaşam sürmek hepimizin isteği tabi ki. Emek vermeden gerçekleşecek bir istek değil tabi ki. Neler yapmalıyız? Günümüzde zorunlu olarak verilen eğitimlerde iş yerlerinde kişinin bel sağlığına nasıl dikkat edebileceği öğretilmektedir. Bu eğitimlere önem verilmesi ve öğrenilerek uygulamaya geçirilmesi gerekir. Hepimizin düzenli egzersizi yaşamımızın bir parçasın haline getirmesi ve sigaradan uzak durulması da korunmada yapılması gerekenlerdendir.

Lomber disk hernisi ile son olarak neler söylemek istersiniz?

Maalesef ağrılı durum geçtikten sonra ağrıyı o kadar çabuk unutup yaşama kendimizi kaptırıyoruz ki sanki hiç hasta olmamışız gibi yaşamaya devam ediyoruz. Hastalık sonrasında korunma yöntemlerini yaşamımızın bir parçası haline getirmemiz çok önemli. Mevcut bir alışkanlığımızı veya bizi zorladığını ve probleme yol açtığını fark ettiğimiz bir durumu “Ben bu durumu değiştiremem ki zaten.” diyerek kestirip atmak yapılan yanlışlardan biri. Mutlaka bir çözüm yolu vardır, yeter ki bulmak isteyelim. Huzurlu sağlıklı günler için elimizi taşın altına koyalı ve şimdiden çaba sarf edelim.

Doç. Dr. Saliha EROĞLU DEMİRFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı

Randevu almak için aşağıdaki formu doldurabilir veya telefonla arayarak bana ulaşabilirsiniz.

    Bir cevap yazın

    Randevu almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz?