Diz Ağrıları Nelerdir? Diz Ağrısı Tanısı ve Tedavisi

Bu gönderiyi oylayın
[Toplam: 3 Ortalama: 5]

Diz ağrısı en çok karşılaştığımız problemlerden biridir. Diz vücudumuzda yer alan en büyük ve en karmaşık eklemdir. Vücudumuzdaki en uzun kemiklerin arasında yer alır, vücut ağırlığımızı taşır, yük altında kalması nedeniyle çok fazla hasarlanmaya maruz kalır. Diz ekleminde ağrı kemikler, menisküsler, ligamentler, bursalar, eklem kapsülü, kaslar gibi pek çok yapıdaki problemden kaynaklanabilir. Bazen diğer bölgelerden (kalça, bel, ayak bileği gibi) yayılan ağrı da görülebilir.

Düz yolda yürürken dize binen kuvvetin %70 i kaslar, %30’u ise patellofemoral eklem reaksiyon kuvvetinden kaynaklanmaktadır. Koşma, oturup kalkma, merdiven gibi aktivitelerde yapılan diz hareketleri ile ekleme binen yük miktarı artmaktadır.

Diz Sorunlarında Şikayetler Neler Olabilir?

Diz sorunlarında hastanın doktora başvurma nedeni iyi sorgulanmalıdır. Ağrı, şişlik, renk değişikliği, dizde kısıtlılık, kilitlenme veya kayma hissi, eklemden ses gelmesi, sıcaklık gibi şikayetlerin birkaçı bir arada olabilir.

“Şikayetler nasıl başladı, ne kadardır devam ediyor, herhangi bir travma geçirdi mi, her iki diz de mi var, yoksa sadece bir dizde mi şikayet var?” gibi sorular teşhis konmasında yol göstericidir.

Dizde travma hikayesi varsa menisküs, ligament veya tendonların zedelenme ihtimali yüksektir. Şayet travma olmaksızın gittikçe daha kötüye giden şikayetler varsa aşırı yüklenme, iltihabi hastalıklar ön planda düşünülebilir. Genç hastalarda, atletik bir hastada menisküs, bağ ve ligament yaralanmaları, kas zorlanmaları öncelikle aklımıza gelir.

Dizde kilitlenme osteokondral lezyonlar, çapraz bağ rüptürü, kemik avülsiyonları ve menisküs sıkışması gibi durumlarda oluşabilir. Ön diz ağrısında bursit, sinoviyal plika, patellar tendinit, kuadriseps tendiniti, Osgood-Schlatter sendromu, osteokondritis disekans, Patellafemoral bozukluk ve menisküs bozuklukları gibi pek çok problem yer alır.

Dizde Spesifik Problemler Nelerdir?

  • Dizde kireçlenme (Osteoartrit)
  • Patellofemoral ağrı sendromu
  • İliotibial bant sendromu
  • Dizde bursitler
  • Patellar ve quadriseps tendiniti
  • Osgood Schlatter hastalığı
  • Dizde ligament yaralanmaları
  • Ön çapraz bağ yaralanmaları
  • Arka çapraz bağ yaralanmaları
  • Medial kollateral ligament yaralanmaları
  • Lateral kollateral ligament yaralanmaları
  • Menisküs yaralanmaları

Diz Ağrılarında Temel Tedavi Uygulamaları Nelerdir?

  • Buz tedavisi
  • Şişlik varsa sıvının aspirasyonu ve gerekirse incelenmesi
  • Biyomekanik eksikliklerin giderilmesi
  • Kasların tam fleksibilitesi ve kuvvetinin sağlanması
  • Dinamik güçlendirme egzersizleri
  • Fizik tedavi uygulalamaları
  • Ayak problemlerinin düzeltilmesi
  • Patellar bandajlama yapılması
  • Ortez kullanımı
  • Lokal eklem içi ve eklem çevresi injeksiyon uygulamaları (PRP, Hyaluronik asit, Proloterapi, Ozon vb.)

Dizde ağrısı olan bir hastanın ilk yapacağı şey diz eklemine yüklenmekten kaçınmak ve buz uygulamaktır. Özellikle yeni başlangıçlı ağrılarda ve şişlikte mevcutsa 20 dk soğuk uygulama, 20 dk dinlendirme şeklinde ilk üç-beş gün soğuk tedavi yapılması şişliğin daha hızlı azalmasında faydalı olacaktır. Hemen devamında ağrı devam ediyorsa doktora başvurması, gerekli incelemelerin ve tedavilerin ardından en kısa sürede egzersiz başlanması ve düzenli egzersiz tedavisi gerekir.

Kaslar çok kısa süreli istirahatlerde bile hızla zayıfladığından diz problemlerinde egzersiz tedavinin olmazsa olmazıdır. Tedavi sürecinde dizde şişmesi devam eden kişiler soğuk uygulamaya devam edebilirler.

 

Lokal eklem içi ozon tedavisi şişliğin erken giderilmesinde etkindir. Devamında eklem kıkırdağının kendini yenilemesini desteklemek, eklem içi diğer yapıların ve eklem çevresi dokuların yenilenmesini sağlamak için eklem içi ve eklem çevresi injeksiyon uygulamaları faydalıdır.

Dizde Kireçlenme (Osteoartrit)

Dizde kireçlenme ilerleyici dejeneratif bir hastalıktır, dizde ağrı veya fonksiyonel kayıpla kendini belli eder. Kilolu kişilerde veya daha önce tekrarlayıcı travma geçirmiş olan kişilerde daha sıklıkla görünür. Eklem aralığında daralma ve osteofitlerle karakterizedir.

Biz kireçlenmesi genellikle sinsi bir başlangıçla gider, temel semptomu dizde ağrıdır, zaman geçtikçe diz eklem aralığı azalır. Eklem kıkırdak harabiyeti oluşur ve eklem ligamentlerinde laksite meydana gelir. İç eklem aralığında kayıpla beraber dizde genellikle varus deformitesi oluşur.

Biz kireçlenmesine sıklıkla kalça kireçlenmesi ve spinal stenoz eşlik eder. Belden bacağa yayılan ağrısı olan hastalar, özellikle L3 seviyesindeki lomber radikülopati, diz bölgesinde ağrıyla başvurabilir.

Patellofemoral ağrı kireçlemeye eşlik edebilir ve benzer bulgularla ortaya çıkabilir.

Ağrıyı tam olarak lokalize etmek zordur, genellikle ağırlık bindiren aktiviteler ağrıyı arttırır, sandalyeden kalkmak merdivenden inmek çıkmak gibi aktivitelerde ağrıyı tetikler. Hastalar ağrı kesici aldıklarında ağrının azaldığını ve fonksiyonların iyileştiğini bildirirler. Ağrı kesici kullanımı sorgulanmalıdır. Fizik muayene de eklem hareket açıklığını sırasında ses gelmesi, eklem hareket açıklığında azalma, eklemde laksite olabilir.

Eklemde sıvı artışı olabilir. Teşhis koymada rutin laboratuvar tetkikleri normaldir, çünkü bu hastalıkta infeksiyon veya inflamatuvar bir durum beklenmez. Ancak bu testler diğer hastalıkların dışlanması için yardımcıdır.

Direk radyografi eklem aralığında daralma, osteofit, skleroz gibi bulguları gösterir ve tanı için yeterli bulguları ortaya çıkarır. Tedavide asıl amaç ağrıyı azaltmak ve fonksiyonları geri kazanmaktır. Tedavi seçeneklerinde ilaç tedavileri, fizik tedavi, ortez kullanımı, fiziksel modaliteler, enjeksiyonlar ve cerrahi tedavi yer almaktadır. Pek çok tedavi eş zamanlı kullanılabilir.

Obez hastalarda kilo verilmesi tedavide önerilmelidir. Enjeksiyon tedavilerinde PRP, Hyaluronik asit enjeksiyonları, Proloterapi, ozon tedavisi gibi pekçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Şayet eklemde sıvı mevcutsa kortikosteroid enjeksiyonu yardımcı olabilir. Sıvının giderilmesinde ozon tedavisi ile de sonuçlar yüz güldürücüdür.

Ayırıcı tanı için sıvının aspire edilmesi ve incelenmesi de önemlidir. Fonksiyonların aşırı kısıtlandığı olgularda Artroplasti gerekli olabilir. Artroplasti ile ağrıda belirgin azalma sağlandığı gibi fonksiyonların yeniden sağlanması ve korunması da mümkün olur.

Patellofemoral Ağrı Sendromu

Sıklıkla karşılaştığımız bir problemdir. Kadınlarda daha sık gözlenir. Ön diz ağrısı, dizden ses gelmesi, bazen şişlik olabilmektedir tüm şikayetler genelde dizin uzun süreli bükülmesi ile artar.

Ağrı genellikle istirahatler azalır ve yük bindirici aktivitelerde genellikle artmaz. Ağrı olmaksızın uzunca süre oturur pozisyonda kalamamak şikayetlerden biridir, merdiven çıkmak/inmek ağrıyı arttırır.

Bazen ağrı dizin düz tutulması ile ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda patellanın alt ucu ile femoral kondil arasında yağ yastıkçıklarının sıkışmış olabileceği düşünülmelidir. Ön diz ağrısı olan tüm kadınlarda akla getirilmelidir. Bu hastalarda genellikle dizde kas imbalansı mevcuttur.

Lateral kuadriseps kasının medial kuadriseps kasına göre aşırı kuvvetli olması ağrının nedeni olabilmektedir. Bazen kondromalazi patella olarakta ifade edilir, ancak kondromalazi teriminin kıkırdakta hasar varsa kullanılması daha doğrudur. Fizik muayene tamamen normal olabilir.

Otururken kalkmak veya çömeldikten sonra kalkmak ağrıyı tetikleyebilir. Patella sürtünme testi ile ağrı ön diz kısmında oluşabilir. Tanıda direk grafi yardımcı olabilir. Gerekirse daha ileri tetkikler istenebilir. Tedavisinde istirahat, buz, kompresyon, elevasyon ile birlikte antiinflamatuvar ilaç kullanımı gerekebilir.

Uzun dönem tedavi de medial kuadriseps kasının güçlendirilmesi önemlidir. Terminal diz ekstansiyon egzersizleri, ekstansiyonda izometrik quadriseps kuvvetlendirme egzersizleri vastus medialis kasını kuvvetlendirmek için tercih edilebilir. Patellar bantlama, breysler kullanılabilir. Lokal injeksiyonlar ve fizik tedavi uygulamaları yapılabilir.

İliotibial Bant Sendromu

Diz fleksiyon ve ekstansiyona getirildiğinde bacak dış kısmında ağrı oluşması ile ilişkilidir. Eğimli yüzeylerde koşma, ekstremite kısalıkları, ayakta aşırı dönüklük ve kasta kısalık risk faktörleridir.

Dizde Bursitler

Vursalar sinoviyal sıvı içeren yumuşak dokulardır, kas grupları arasında bulunabildikleri gibi tendonların kemiklere yapışma noktalarında veya cilt altı kesecikler olarak yerleşebilirler.

Bu kesecikler eklemdeki sürtünmeyi azaltırlar. Diz ekleminde 12 tane bursa bulunmaktadır. Bursa’nın yaralanması veya zedelenmesi Bursit olarak adlandırılır. Bursa birçok şekilde de zedelenebilir.

Atletlerde görüldüğü gibi direk travma ile bursa alanına kanama oluşabilir. Buraya oluşan kanama yabancı sıvı olarak algılanır ve inflamatuvar yanıta neden olarak okut bursit tablosuna yol açar.

Marangozlarda, ev temizliğinde çalışan kişilerde tekrarlayıcı mikrotravma nedeniyle bursit sık görülür. Alt ekstremitelerde anatomik dizilim bozukları da bu şikayete neden olabilir. Hasta karşımıza biz çevresinde şişmiş bir bursa ile gelebilir, dizde ağrı ve şişlik şikayeti oluşur.

Ayırıcı tanıda kırık, ligament yaralanması, menisküs yırtığı, artrit, tendinit, kas yırtığı gibi durumlar düşünülür. Bursit vücuttaki bir enfeksiyona sekonder olarak da gelişebilir ve enfeksiyona eşlik edebilir. Yine romatizmal hastalıklarda özellikle romatoid artrit ve gut hastalarında bursit gelişimine eğilim vardır.

Hastaya yakın zamanda herhangi bir travma geçirip geçirmediği, ağrı ve şişliğin başlangıç zamanı, süresi ve yerleşimi, şikayetleri artıran ve azaltan faktörler sorulmalıdır. Diz bölgesinde basınca veya sürtünmeye neden olan tekrarlayıcı aktiviteler sorgulanır. Fizik muayenede şişlik ele gelebilir veya hassasiyet saptanabilir.

Kızarıklık ve ısı artışı yeni başlangıçlı vakalarda bulunabilir. Diz eklem hareketinde kısıtlılık, bursanın yerleştiği bölgede kalınlaşma kronik vakalarda saptanabilir.

Tanısı klinik olarak konulur, kan veya radyolojik görüntülemeler diğer tanıları dışlamak için istenir. Şiş bir bursada sıvının boşaltılması hem tedavi edici olabilir, hem de diğer enfeksiyonlardan ve travmadan ayırıcı tanıda yardımcı olur. Tedavide ilgili bölgenin korunması, mutlaka o bölgenin istirahate alınması, ilk 24 ila 48 saat ağrıyı gidermek için 20 dakikada bir 20 dakika süreyle buz uygulanması, ağrılı bölgenin yüksekte tutulması önerilir. Ağrıyı azaltmak ve enflamasyonu gidermek için çeşitli ilaçlardan faydalanılır.  Fizik tedavi kas kuvvetini artırmak ve bursa üzerine binen stresi azaltmak için gerekebilir.

Mevcut sıvının aspire edilmesi ve boşaltılması, devamında o bölgede kompresyon uygulanması tedavi seçeneklerinden biridir.

 

Tedavilere yanıtsız bursitlerde ilgili bölgeye kortizon enjeksiyonu, ozon enjeksiyonu yapılabilir. Nadiren dirençli vakalarda bursanın cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir.

Pes Anserin Bursiti

Merdiven çıkmakla dizin ön iç kısmının alt bölgesinde ağrı oluşmaktadır. Dizi bükerken ve açarken şikayetler ortaya çıkar. Muayenede hassasiyet vardır.

Prepatellar Bursit

Hizmetçi dizi olarak da bilinen bu bursitte diz kapak kemiği ön yüzündeki bursada şişlik olup sık dizüstü çökme sonucunda oluşmaktadır. Direk bursa üzerine bası olmadıkça ağrıdan yakınım genellikle olmaz.

Patellar ve Quadriseps Tendiniti

Koşucu dizi olarak da isimlendirilen bu tendinit bir aşırı kullanım yaralanmasıdır ve genelde atletlerde veya yeterince antrenman yapmayan sporcularda görülür. Tendonun yapışma bölgesine yapılan aşırı yüklenmeler mikroyırtıklara yol açar ve iyileşme kapasitesinin üzerinde yüklenme oluştuğu için iyileşme oluşmaz.

Patellar ve Quadriseps Tendiniti

Koşucu dizi olarak da isimlendirilen bu tendinit bir aşırı kullanım yaralanmasıdır ve genelde atletlerde veya yeterince antrenman yapmayan sporcularda görülür. Tendonun yapışma bölgesine yapılan aşırı yüklenmeler mikroyırtıklara yol açar ve iyileşme kapasitesinin üzerinde yüklenme oluştuğu için iyileşme oluşmaz.

Osgood Schlatter Hastalığı

Tuberositas tibianın traksiyon apofizitidir. En sık 10-14 yaşlar arasında görülür. Aşırı kullanma ile ilişkili olup aktif spor yapanlarda daha sıktır. Hastalarda tibiyal tüberkül üzerinde daha yoğun ağrı ve hassasiyet vardır. Ağrı belli bir bölgede lokalizedir. Genellikle istirahatte veya normal yürümede ağrı olmaz. Sportif aktiviteler değiştirilmez ve yüklenilmeye devam edilirse istirahat ağrısı da başlayabilir.

Yan grafide tibial tüberkülde fragmantasyon görülebilir. İstirahate yanıt verir; semptomlar devam ederse parça çıkarılmalıdır.

Sportif aktivitelerde yapılan yanlışlar tespit edilip düzeltilmelidir. Ağrısız bir dönemden sonra germe egzersizleri ile başlayıp aktiviteye kademeli dönüş sağlanmalıdır.

Osteokondritis Disekans

Bir parça eklem kıkırdağı altındaki kemikle beraber ayrılır ve “loose body” (eklem faresi) oluşabilir. Erkeklerde daha sıktır ve genelde ikinci dekatta görülür. Aktivite sırasında ve sonrasında ağrı olur.

Sıklıkla lezyonun üzerinde hafif effüzyon ve hassasiyet vardır ve kuadriseps kasında zayıflama erken bulgusudur. Grafilerde görülebilir. Şüpheli durumda daha ileri tetkik gerekebilir.

Lezyon iyileşene kadar istirahat önerilir. İzometrik kuadriseps ve hamstring egzersizleri yaptırılmalıdır. Şikayetler geçmez veya parça koparsa çıkarılmalıdır.

Dizde Ligament Yaralanmaları

Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları

En sık görülen diz ligament yaralanmasıdır. Tek başına olabileceği gibi diğer ligamentlerle birlikte de yaralanabilir. Temel şikayet dizde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığıdır. Kronik olgularda dizde boşalma hissi olabilir. Eşlik edebilecek kemiksel problemleri ayırt etmede direk grafi gerekebilir.

Tanıyı doğrulamada manyetik rezonans görüntüleme faydalıdır. Akut tedavide istirahat, kompresyon, elevasyon ve lokal soğuk uygulama önerilir. Uzun dönemde tedavi seçiminde hastanın yaşı, aktivite durumu ve eşlik eden diğer yaralanmalar önemlidir şayet hasta aktif ve genç ise cerrahi seçeneği öncelenir.

Tedavide mutlaka rehabilitasyon gerekir. Ön çapraz bağ yaralanmalarında ilk üç haftada erken tamir önerilmez.

Yaralanmadan hemen sonra ön rehabilitasyon programına başlanıp cerrahi veya daha agresif bir rehabilitasyon yöntemine geçinceye kadar bu programa devam edilir. Cerrahi tedaviden sonra da hemen rehabilitasyon programına başlanmalıdır.

Arka Çapraz Bağ Yaralanmaları

Bu yaralanmada tek başına ya da diğer ligamentlerle birlikte yaralanabilir. Fizik muayenede diz arkasında morarma, dizde şişlik, dizi bükme derecesinde kısıtlılık olabilir. Ağrı ve yürümede güçlük görülür.

Tanıyı doğrulamada manyetik rezonans görüntüleme faydalıdır. Akut tedavide istirahat, kompresyon, elevasyon ve lokal soğuk uygulama önerilir. Cerrahi birlikte diğer ligament yaralanmaları varsa düşünülebilir. Genellikle gidişatı iyidir.

Medial/Lateral Kollateral Ligament Yaralanmaları

En sık medial kollateral ligament yaralanır. Menisküs ve çapraz bağ yaralanmaları eşlik edebilir. Ağrı ile karşımıza gelir. Tedavi diğer bağ yaralanmalarında uygulanan prensiplerle aynıdır.

Menisküs Yaralanmaları

Dizideki menisküsler vücut ağırlığının dizde dağılmasına katkıda bulunur ve şok absorban olarak görev görürler.

Menisküsler eklem kayganlığında önemli bir rol oynar ve normal diz hareketliliğini sağlarlar. Menisküs yaralanmaları neticesinde eklem kıkırdağında dejeneratif değişikliklerin daha hızlı ilerlediği bir ortam oluşur ve bu durum erken kireçlenme ile sonuçlanır.

Menisküs yırtıkları ön çapraz bağ veya iç yan bağ yırtıkları ile birlikte olabilir. Yaşla birlikte atravmatik dejeneratif yırtıklar oluşabilir. Hastalar izole menisküs yırtıklarında yaralanmadan haftalar sonra dizde kilitlenme, yakalama hissi veya boşalma hissi ile başvurabilirler.

Eşlik eden bağ yırtıkları varsa genelde akut bir klinikle başvururlar, ağrı ve hareket kaybı olur. Fizik muayene tamamen normal bulunabilir, yeni oluşmuşsa eklemde sıvı artışı ve eklem hattında ağrı olabilir. Teşhiste öncelikle kırığı dışlamak için direk radyografi ilk başta yeterlidir.

Tanı Manyetik Rezonans Görüntüleme ile doğrulanır. Tedaviye buz, eleveasyon, antiinflamatuvar tedavi ve breys kullanımı ile başlanır. 

 

Üç ila altı hafta yük bindiren aktivitelerden kaçınmak ve rehabilitasyonla kasları güçlendirmek herhangi bir mekanik semptomu olmayan kişilerde ve ileri yaşta atletlerde konservatif tedaviyi oluşturur. Bu dönemden sonra hala hareketlerde kısıtlılık var ve şikayetler devam ediyorsa veya tekrarlayan ağrı ve şişlik dönemleri oluyorsa hastanın cerrahiye yönlendirilmesi uygundur. Aktif sportif faaliyete devam eden atletlerde mekanik şikayetleri olan, sportif aktivite sırasında hala şişlik yaşayan veya dirençli vakalarda hastanın artroskopik değerlendirmeye yönlendirilmesi doğrudur.

Dış menisküs bölgesindeki yırtıkların tedavi ile iyileşme potansiyeli daha yüksektir ve genellikle tamir edilir. İç menisküsteki yırtıklarsa genellikle kısmi çıkarılarak tedavi edilir. Menisküsün çıkarılmasından sonraki rehabilitasyon programına eklem hareket açıklığı ve germe egzersizleri ile başlanıp kuvvetlendirme egzersizlerine geçilir.

Hasta tam eklem hareket açıklığını kazandıktan sonra izokinetik egzersizler ve dayanıklılık egzersizleri tedaviye eklenir. Devamında spor spesifik egzersizlere geçiş yapılır.

bir yorum bırakın