Baş Ağrısı Nasıl Geçer? Nedenleri ve Çeşitleri

Bu gönderiyi oylayın
[Toplam: 2 Ortalama: 5]

Baş Ağrısı Nedenleri

Toplumda en sık karşılaşılan şikayetlerin başında baş ağrısı gelir ve baş ağrıları yaş, cinsiyet, ırk ayırt etmeden gelişen bir problemdir.

Pek çok baş ağrısı masum olmakla birlikte, kimi vakalarda ciddi hayati komplikasyonlar söz konusu olabilir. Bitkin düşüren ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen baş ağrıları her 10 kişiden birini etkiler.

Baş Ağrısı Nedir?

Çoğu insan hayatının belirli bir döneminde baş ağrısı şikayetiyle karşılaşır ve baş ağrısının şiddeti ile seyri kişiden kişiye değişir. Şiddetli baş ağrısı günlük hayatı olumsuz şekilde etkileyen ve yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olan bir sorundur.

Genel olarak; başın belirli bir bölümünde sıkıştırıcı, zonklayıcı ve baskılı şekilde gelişen ağrı baş ağrısı olarak adlandırılır. Kimi baş ağrıları yavaş yavaş ortaya çıktığı gibi, kimileri aniden ve saplanır şekilde girer. Bazı durumlarda ağrı birkaç saat veya birkaç gün ile sınırlı olabilir.

Baş ağrısının beraberinde şu tip semptomlar varsa hastaya acil müdahale yapılması gerekir:

  • Sürekli ve artan şiddette baş ağrısı
  • Kafa karışıklığı ve konuşulanları anlama güçlüğü
  • Yüksek ateş
  • Konuşma ve görme bozukluğu
  • Bayılma
  • Yürümede dengesizlik
  • Vücudun bir tarafında uyuşma
  • Mide bulantısı ve kusma

Baş Ağrısı Neden Olur?

Baş ağrısı pek çok sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir ve bu sebepler şu şekilde sıralanır:

  • Menenjit, nezle ve grip gibi enfeksiyonlar
  • Kan basıncındaki değişiklikler
  • Düşme ve çarpma gibi travmalar
  • Az su tüketimi ve açlık
  • Uzun süre ağrı kesici ilaç kullanımı
  • Adet dönemi
  • Stres ve gerilim
  • Aşırı fiziksel zorlama
  • Göz problemleri
  • Kan damarları ile ilgili sorunlar
  • Beyin tümörleri

Baş Ağrısı Çeşitleri Nelerdir?

Baş ağrısı genel olarak iki grup altında toplanır ve çoğunlukla masumdur. Birincil ve fonksiyonel baş ağrılarının altında herhangi bir hastalık yatmazken; gerilim tipi baş ağrısı migren gibi hastalıklardan kaynaklanır.

İkincil grup baş ağrıları, başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar. beyin tümörleri, beyin damar bozuklukları ve kulak enfeksiyonları gibi pek çok sebeple baş ağrısı meydana gelebilir. Karşılaşılan baş ağrısı tiplerini ise şu şekilde listeleyebiliriz:

Gerilim Tipi Baş Ağrısı

En sık karşılaşılan baş ağrısı tipidir ve genellikle 20 yaş üstü kadınlarda görülür. Bu tip vakalarda baş çevresinde bant varmış gibi bir his olma durumu söz konusudur. Çoğu ağrı, boyun ve kafatasındaki kasların gerilmesinden kaynaklanır. Başı uzun süre yanlış pozisyonda tutmak veya aşırı stres gibi sebepler sonucu gerilim tipi baş ağrısı oluşabilir.

Küme Tipi Baş Ağrısı

Zonklayıcı olmayan fakat yüzün veya gözün bir yanında yanıcı şekilde ağrıyla gelişen baş ağrısı türüdür. Bu tip ağrıların oluşmasıyla birlikte göz sulanması ve burun akıntısı gibi farklı bulgular gözlenir. Küme tipi baş ağrıları 6 hafta kadar sürebilen uzun seyirli vakalardır. Bazı durumlarda ağrı günde birkaç kez ortaya çıkabilir. Tam olarak neden kaynaklandığı bilinmeyen bu tür baş ağrıları nadiren görülen ve daha çok 20-40 yaş arası erkekleri etkileyen bir sorundur.

Küme tipi baş ağrılarında ağrının ortaya çıkma şekli ataklar halindedir ve süre 15 dakika ile 3 saat arası değişiklik gösterir. Pek çok hastada günlük atak sayısı 1-4 arasıdır ve genellikle ataklar gün içinde aynı saat oluşur. Ataklardan biri bitince diğeri başlar ve kümelenme meydana gelir.

Gök Gürültüsü Baş Ağrısı

Aniden meydana gelen ve ağır şekilde seyreden bir baş ağrısı olan gök gürültüsü tipi, herhangi bir bulgu vermeden ortaya çıkar. Ortalama 5 dakika süren bu sinsi baş ağrısı, beyin kan damarlarındaki sorunlardan kaynaklanır ve acil müdahale gerektirir.

Migren

Ağır seyirli bir tür olan migren, çoğunlukla yüzün tek bir tarafında oluşan zonklayıcı baş ağrısıdır. Kendi içinde pek çok alt türü bulunur. Kronik migren ayda 15 gün veya daha fazla ortaya çıkar, hemiplejik migren ise inme şeklinde gelişir ve görme problemleri ile bulantı gibi farklı semptomlarla birlikte gözlenir.

Migren ağrılarına genellikle görme sorunları eşlik eder ve bu belirti ağrıdan önce ortaya çıkar. Görsel olarak yanıp sönen ışıklar, çapraz çizgiler ve parıltılar oluşması şeklinde tanımlanan bu sürece “aura dönemi” adı verilir ve süreç boyunca karıncalanma, konuşma güçlüğü gibi çeşitli bulgular gözlenir.

 

Kimi migren vakaları ise kalıtsal özellikler taşır ve sinir sistemi durumlarıyla ilişkilendirilir. Genel olarak migren vakaları kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla gelişir.

Yüksek Tansiyon Ağrısı

Kan basıncının yükselmesi nedeniyle baş ağrısı oluşması durumudur ve tansiyonun düşmesiyle birlikte genellikle ortadan kalkar. Ancak bazı kişilerde altta yatan hastalık nedeniyle acil müdahale edilmesi gereken bir bulgu olarak değerlendirilir. Genellikle başın her iki yanını etkileyen ve fiziksel aktivite ile aşırı zorlama sırasında kötüleşen bir ağrı türüdür. Bu tip vakalara görme kaybı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi semptomlar eşlik eder.

Baş Ağrısı Nasıl Geçer?

Baş ağrılarının tedavisinde sorunun neden kaynaklandığını bilmek önemlidir. Stres ve az su tüketimi gibi ciddi olmayan baş ağrılarında migren tipi vakalara göre daha farklı tedavi yöntemleri uygulanır. Ayrıca altta yatan başka bir hastalıktan kaynaklanan vakalarda temel tedavi hastalığı giderme yönündedir.

Gerilim tipi baş ağrılarında; ağrı kesici ilaçlar ve kas gevşeticiler kullanılır. Ek olarak antidepresan ilaç desteği de göz önünde bulundurulur, fakat bu tip ilaçların uzman tarafından önerilmesi önemlidir.

Küme tipi baş ağrılarında; hızlı gelen ataklar söz konusu olduğundan çabuk etki eden ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar damardan, burundan veya kas içinden kana karışacak türde ilaçlardır. İlaç tedavisiyle düzeltilemeyen hastalara oksijen takviyesi uygulanır ve nöroloji uzmanının kontrolünde ağrının tedavisi sağlanır.

Migren tipi baş ağrılarında; kullanılan farklı ilaçlar bulunur. Bu ilaçlar migren ağrısını dindirmeye yarar ve atak nedeniyle oluşan bulantı ve kusma gibi diğer semptomları ortadan kaldırır. Hormonal değişiklikler, stres, yüksek kafein ve alkol tüketimi gibi sebepler migren ataklarını tetikler. Bu nedenle düzenli ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması atakların hafifletilmesinde ve azalmasında etkili olur.

 

Bunların dışında baş ağrısına iyi gelen diğer yöntemler şunlardır:

  • Sinüslerden kaynaklanan ağrılarda sıcak duş alma ve ağrı bölgesini sıcak tutma ile ağrı hafifletilebilir.
  • Migren ataklarında başa soğuk pres uygulamak ağrıyı dindirmede etkilidir. Bu uygulama havlu yardımıyla yapılabilir.
  • Küme tipi ağrıların varlığında karanlık bir odada uzanmak ve bölgeye soğuk pres yapmak iyi bir yöntemdir. Fakat bu tip ağrılar şiddetli ve ani gelişir, genellikle doğal yöntemlerle tamamen geçmez. Bu tip uygulamaların yanı sıra hekimin önerdiği ilaçların kullanılması gerekir ve ağrının geçmemesi halinde bir uzmana başvurulması önerilir.
  • Uykusuzluktan kaynaklanan ağrılarda düzenli uyku uyumak ve yaşam kalitesini artırmak baş ağrısının dinmesini sağlar.
  • Yoga ve meditasyon gibi rahatlatıcı aktiviteler baş ağrısını hafifletir. Egzersiz yapmak ve düzenli spor alışkanlığı kazanmak da ağrı oluşmasının önüne geçer.
  • Baş bölgesine uygulanan masajlar da baş ağrısını hafifletmede etkilidir.
  • Akupunktur vücudu rahatlattığı için baş ağrısının geçmesine yardımcı olabilir.

Mezoterapi Türleri Nelerdir?

Mezoterapinin iğne enjekte tekniği ve uygulama bölgesine göre oldukça fazla çeşidi vardır. Ayrıca uygulama şekline göre de iğneli ve iğnesiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Saç Mezoterapisi

Kök hücre tedavisi olarak da bilinen bu yöntem, saç köklerinin gereksinimi olan vitamin, mineral, aminoasit gibi maddelerin cilde kazandırılmasını sağlar. Bu işlemde kullanılan solüsyonda, kılcal dolaşımı hızlandıran özel ilaçlar ile epitelyum dokusunu besleyen organik materyaller de bulunur.

Bütün karışım cildin orta tabakasına enjekte edilir ve bu sayede saç köklerinin beslenmesi sağlanır. Aynı zamanda saç köklerindeki doku hasarları da giderilir ve bu şekilde saç dökülmelerinin önüne geçilir.

Ağrı Mezoterapisi

Ağrı mezoterapisi, cildin orta katmanı olan mezodermi etkileyerek bölgesel ağrıları hafifleten bir tekniktir.

Oldukça ince uçlu iğnelerle enjeksiyon şeklinde uygulanan bu yöntem, zayıf dolaşıma ve cilt hasarlarına neden olan ana problemlerin düzeltilmesini sağlar. Farklı hastaların sorunlarını çözmeye yönelik farklı solüsyonların kullanılması ağrı mezoterapisini tedavi edici bir teknik haline getirir.

Aktif maddelerin sorunlu cilt yüzeyine enjekte edilmesiyle birlikte deri, kas ve eklem gibi dokulardaki problemler doğrudan giderilebilir. Ağrı mezoterapisi uygulamalarında ilaç lokal olarak uygulanır ve oldukça yavaş bir yayılım gösterir. Bu sayede yüksek seviyeli ve uzun süreli olumlu etkiler bırakır.

Ayrıca diğer ağrı tedavi yöntemlerinin çoğuna göre, daha az girişimseldir ve daha az seans gerektirir. İlaca bağlı yan etkinin de oldukça az olduğu bu yöntem kişinin iş hayatını ve günlük yaşantısını olumsuz şekilde etkilemez. Kullanıldığı rahatsızlıkların başında ise şunlar gelir:

  • Kas ve eklem ağrıları
  • El ve bilek ağrıları
  • Bağ ve tendon yaralanmaları
  • Romatizmal ve dejeneratif rahatsızlıklar
  • Menisküs
  • Nevraljiler
  • Tetik parmak
  • Akut ve kronik doku hasarları
  • Bağırsak spazmları
  • Migren
  • Kellik ve akne gibi cilt problemleri
  • Selülit

 

Bunun yanı sıra; ağrı mezoterapisinin akut enfeksiyonlarda, hamilelikte, açık yaralarda, kalp krizi risklerinde, düzensiz hipertansiyon durumlarında ve ilaç alerjisi olanlarda uygulanması önerilmez. Bu nedenle tedavi detaylarının ve seans düzeninin uzman hekim önerisiyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Yüz Mezoterapisi

Bu yöntem diğer adıyla mezolift olarak bilinir ve yaşlanma problemlerine karşı kullanılan bir tekniktir. Yüz derisindeki yaşlanma belirtileri derinin elastikiyet kaybından kaynaklanır ve ince çizgiler ile kırışıklıklar halinde başlar. Zaman içinde bu kırışıklıklar derinleşir ve deride sarkmalar meydana gelir. Yüz mezoterapisi, özel solüsyon ile deri metabolizmasının hızlanmasını sağlar. Deri için önemli olan canlandırıcı, yenileyici ve yapılandırıcı maddeler orta tabakaya enjekte edilir. Bu sayede derinin fazla kolajen oluşturması sağlanır ve elastik kabiliyet artırılır. Artan oksijen yoğunluğu sayesinde birkaç seans içinde cilt daha parlak, canlı ve tazelenmiş bir görüntüye sahip olur. Ayrıca derinin sıkılaşarak sağlamlık kazanması da bu şekilde sağlanır.

 

Selülit Mezoterapi

Her yaştan insanın yaptırabileceği bu yöntemde, dolaşım sorunlarından kaynaklanan portakal kabuğu görünümünün giderilmesi amaçlanır. Selülit sorunu genellikle hormonal faktörlerden kaynaklanır ve lenf drenaj sorunun olmasıyla birlikte ortaya çıkar. Selülit mezoterapisinde lenf dolaşımının düzenlenmesi, deri altında biriken yağ depolarının çözünmesi ve sertleşmiş bağ dokuların esnetilmesi sağlanır. Bu şekilde yağ ve bağ dokuların bir araya gelmesiyle oluşan selülit görünümü ortadan kaldırılır. Ortalama 4 ila 10 hafta süren bu işlemde haftada bir uygulanan seanslarla başarılı sonuçlar alınabilir. Kimi bireylerde ek diyet ve egzersiz uygulamalarının da planlanması gerekir.

Bölgesel Yağlanma

Bel, karın, kol ve bacakta biriken bölgesel yağlanmalar bu yöntemle giderilir. Bölgesel yağlanma mezoterapisi, liposuction yöntemine alternatif olarak geliştirilmiştir. Sorunlu bölgeye özel solüsyon enjekte edilmesi şeklinde uygulanır ve bu şekilde deri altında biriken yağ depolarının parçalanması sağlanır. İşlemin uygun bir diyet ve egzersiz ile desteklenmesi çok daha hızlı sonuç göstermesine yardımcı olur.

İğnesiz Mezoterapi

Bu yöntem genellikle kırışık azaltma, yüz gençleştirme, nem dengesini sağlama, vücut sıkılaştırma ve saç tedavisi için kullanılır. Uygulama diğer metotlardakinin aksine iğne kullanılmadan gerçekleşir, bu nedenle ciltte yan etki oluşma riski minimuma indirilir. İğnesiz mezoterapide mezo peeling etkisi gösteren ve cildin yenilenmesini sağlayan çeşitli cihazlar kullanılır, ancak yapılan araştırmalar iğneli mezoterapinin bu yönteme göre çok daha hızlı ve etkili olduğunu göstermektedir.

Mezoterapi Seansı Sonrası

Mezoterapi, hangi bölgeye uygulanıyor olursa olsun kişinin günlük hayatını herhangi bir şekilde etkilemez. Estetik bir yöntem olması nedeniyle seans sonrası iş başı yapmak ve günlük işleri tamamlamak mümkün olur. Ancak mezoterapi sonrasında bazı hususlara dikkat etmek önemlidir.

  • İşlemin iğneler aracılığıyla uygulanması nedeniyle seans öncesi ve sonrasında kan sulandırıcı ilaç kullanılmamalıdır.
  • Seans sonrası uygulama bölgesi yaklaşık 10-15 dakika kuru tutulmalıdır.
  • Vücuda yapışan ve dar giysiler giyilmemelidir.
  • Seans sonrasında ortalama 48 saat zorlayıcı hareketler yapılmamalıdır.

bir yorum bırakın